Su zayıflatırmı-Su İçmek Kilo Verdirirmi-Suyun Faydaları Nelerdir

Su zayıflatırmı-Su İçmek Kilo Verdirirmi-Suyun Faydaları Nelerdir

Su içmenin metabolizma artışına neden olduğu ve vücuda bir şekilde enerji harcattığı, zayıflama sağladığı hep konuşlagelir. Peki gerçekte su içmek kilo verdiriyor mu. Konu hakkında sizlerle paylaşmak istediğim ve şahsen bana çok ilginç gelen bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedim. Buyurun okuyalım.

Çoğu obezite hastası hayatındaki suyun yerine dikkat etmiyor. Oysa insanlar 6 hafta hiçbir şey yemeden yaşayabiliyorsa da su içmeden 1 hafta içinde ölüyorlar. İnsan vücudunda gerçekleşen tüm fonksiyonlar için su temel ihtiyaç.

Diyet Zayıflama ve Su İlişkisi

İnsan vücudunun %55 i ile %75 i arası sudur. Bu miltar kişiye, kütleye ve vücut alışkanlıklarına göre değişim gösterebiliyor. İnsan vücudu her gün ortalama 2.5 litre suyu ter ve diğer sistemler ile dışarı atıyor. Çoğu insanın bilmediği üzere solunum da bir çeşit sıvı kaybı yaşatıyor.

Harcanan her kalori yaklaşık 1.5 ml su kaybetmemize neden oluyor. Yeni her 1000 kalorilik yağ yakımı için  1.5 litre su gerektiriyor. Uzmanlar günlük olarak her insanın 8-12 bardak arası su içmesini tavsiye ediyor.

Çok sıcak ve soğuk havalarda vücudun dengesini bulması için de su kullandığı bir gerçektir. Posalık yiyecekleri fazla tüketmek de kabızlığı önlemek için suyun çok kullanılmasını gerektirir.

Kafein içeren çay,kahve gibi içecekler iyi bir su kaynağı değildir. Kafein gibi maddeler diüretiktir ve idrarda daha fazla su atılmasına neden olur.

Suyun Faydaları Yararları:

İnsanın yaşamını devam ettirmesi için en az oksijen kadar önemli olan suyun, vücutta pek çok görevi de bulunuyor. Son yıllarda özellikle diyet listelerinin baş köşesinde yer alan suyun vücudumuz ve hayatımızı sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmemiz için büyük önemi bulunuyor. İnsan yapısı, yemek yemeden dört hafta yaşayabilirken, su içmeden yaşayabilme süresi ise sadece 3-4 gün. İnsan bedeninin 2/3 ü sudan oluşurken, her insanın kendini zinde hissetmesi için günde 2.5 litre suya ihtiyacı bulunuyor.

Eğer vücutta az su bulunursa, kan yoğunlaşıyor ve bu da organlara çok az miktarda oksijen ve besin maddesi taşınmasına neden oluyor. Fakat içtiğiniz su miktarı çok aşırıya kaçarsa, bu da vücut için olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.Çünkü böbrekler aşırı çalışır ve sık sık tuvalete çıkmanıza neden olup, vücudunuzdaki kalsiyumun atılmasına neden olur. Vücudunuzun su alımının yeterli olup olmadığını anlamanın en etkili yolu, idrara dikkat etmek. Açık renkli idrar, su ihtiyacını doğru karşıladığınızı gösterir. Eğer idrarınız koyu renkli ise, bu yeterince su almıyorsunuz anlamına gelir.

SUYUN VÜCUT İÇİN ÖNEMİ

Vücut sıvılarında bulunarak, eklemlerin kayganlaşmasına neden olur. İdrarla zararlı maddelerin atılmasını sağlar.

Tükürük ve mide salgısında bulunarak, besinleri sindirir.

Hücre ve kas dokularını güçlendirir. Karbonhidratları, yağları, proteinleri, hormonları ve oksijeni, kanda bulunarak kaslara taşır. Zararlı maddeleri dokulardan uzaklaştırmayı sağlar.

Cildi gerginleştirir, parlaklık kazandırır.

ŞİŞMANLIĞA KARŞI SU

Vücut özellikle geceleri su almadığı için, sabahları uyandığınızda hemen bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz.

Vücudun su toplamaması için, bol miktarda su içmek gerekir. Su miktarında azalma oldukça, vücutta depolanan yağ miktarı da artmaya başlar. Nedenine gelince; böbrekler yeterli miktarda su almazlarsa, iyi çalışmazlar. Bu görev de karaciğerin olur. Karaciğer böbreklerin görevini üstlendiğinde ise, daha az yağı enerjiye dönüştürür. Bu da zayıflamayı son derece olumsuz etkiler.

Vücut özellikle geceleri su almadığı için, sabahları uyandığınızda hemen bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Öğlen ve akşam yemeklerinden önce içeceğiniz bir bardak su, iştahı bastırıp, mideyi doldurur ve sindirime iyi gelir. Spor yapmadan önce içilen bir bardak su da yine metabolizmayı çalıştırırken, kas glikojeninin tükenmesinin önüne geçer.

SUYUN RAHATLATICI ETKİSİ…

Günün tüm yorgunluğundan ve stresinden arınmanız için yapmanız gereken en önemli şey; şöyle bol köpüklü bir banyo. Suyun rahatlatıcı etkisi, aslında sandığımızdan çok daha fazla…

Su sadece temizlenmek için değil, arınıp, yenilenmek ve yorgunluktan kurtulmak için de birebir…

Yıkandığınız suyun sıcaklığının, ne çok sıcak ne de çok soğuk olmamasına özen göstermelisiniz. Çok sıcak su, kanın yüze doğru hücum etmesine neden olur ve ana merkezler görevini daha zor yaparlar. Sıcak su, bazı dolaşım bozukluklarını da doğurabilir, kalbi zayıf olanlar üzerinde ise daha kötü etkiler yaratır. Sıcak suyun bir dezavantajı da, deriyi yumuşatması ve varislerin daha da ortaya çıkmasını sağlamasıdır. Bunun yanı sıra çok soğuk suyun da bazı zararları bulunur: Özellikle yaz aylarında tercih edilen soğuk su, serinletmek yerine aksine terletir. Kan damarlarının önce daralmasına, ardından hemen genişlemesine neden olur. Bu nedenle, ideal banyo suyunun sıcaklığı, 33 ile 37 derece arasında değişir. Eczaneden alacağınız bir termometre ile suyun sıcaklığını ölçmeniz mümkün. İdeal su sıcaklığı içerisinde, en az 15 dakika kalmayı da ihmal etmemelisiniz…

DERİYE KAYBETTİĞİ SUYU YENİDEN VERİN

Eğer banyo çıkışında vücudunuzda kırmızılık oluştuysa ve kaşınıyorsanız, suyunuz fazla klorlu ya da kireçli demektir. Kireçli su ise, vücudu kurutup, sertleştirir. Bunun için, banyo sonrası, vücudunuza nem kazandıracak kremler sürmenizde fayda var.

Kokulu ve renkli banyo tuzlarından kattığınız suda yıkanırsanız, tuzların canlılık verme ve yorgunluk alma özelliğinden de faydalanabilirsiniz. Gülsuyu ve gliserin eklenmiş su ile yapılan banyo ise, deriye kaybettiği suyu yeniden verir.

son yorumlar:

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply