Kaktüs Radyasyondan Korur mu- Kaktüs Radyasyonu Alır mı-Kaktüs Radyasyonu Çeker mi-Kaktüs Radyasyonu Emer mi

Kaktüs Radyasyondan Korur mu- Kaktüs Radyasyonu Alır mı-Kaktüs Radyasyonu Çeker mi-Kaktüs Radyasyonu Emer mi

Kanser çağımızın giderek yayılmakta olan ve en önemli hastalıklarından bir tanesi durumundadır. Her ne kadar doktorlar kanser olan bir insana bunun sebebini net olarak açıklayamasalar da beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, aşırı stres, uzun süreli yorgunluk, üzüntü, spor yapma, zararlı madde kullanımı, özellikle sigara ve alkol kullanımı gibi etkenlerin yanında yoğun radyasyona maruz kalmak da kansere neden olan faktörler arasında gösterilmektedir. Öte yandan, günlük hayatımıza her geçen gün daha fazla giren bilgi ve iletişim teknolojileri yani bilgisayar, telefon, cep telefonu, televizyon alıcısı, uydu antenleri ve benzeri araç ve gereçler ciddi oranda radyasyon yaymaktadır. Üstelik bu teknolojik ürünler geliştikçe ve onlara yeni özellikler eklendikçe yaydıkları raydasyon miktarı da artmaktadır. Bu noktada insanlar bilgi ve iletişim teknolojilerini hayatlarından çıkarmanın zor olduğunu bildikleri için çeşitli çözüm yolları aramaktadır. Kaktüs radyasyona karşı kullanılan bir önlem olarak yaygınlaşmaktadır. Evlerde ve işyerlerinde bilgisayarın yanına ya da televizyonun altına kaktüs radyasyonu emer, kaktüs radyasyonu alır, kaktüs radyasyonu çeker umuduyla kaktüsler konmaktadır. Üzülerek söyleyebiliriz ki kaktüs radyasyon ilişkisi de kanserle ilgili diğer konular gibi henüz net değil. Kaktüs radyasyonu çeker mi, alır mı ya da kaktüs radyasyon emer mi sorusu henüz bilimsel olarak cevaplanabilmiş değil. Bu yazımızda biz kaktüs radyasyondan korur mu diye merak eden kişilere öncelikle kaktüs bitkisi hakkında bilgiler sunup kaktüs çeşitleri, kaktüs bakımı, kaktüsün faydaları gibi konularda bilgilenmelerini sağlayacağız. Daha sonra ise kakstüs radyasyon ilişkisi üzerinde durup kaktüs radyosyanu çeker mi ve kaktüs radyasyondan korur mu gibi sorulara cevap arayacağız. Ayrıca yazımızın sonunda Prof. Dr. Erkan TOPUZ’un kaktüsün radyasyonu emdiği doğru mu sorusunu cevapladığı bir videomuz var. Böylece halkımızın daha az radyasyona maruz kalıp kanser hastalığına yakalanmaktan korunması için bir katkı yapmayı umut ediyoruz. kaktüs bakımı,kaktüs çeşitleri,kaktüsün faydaları,kaktüs radyasyon,kaktüs radyasyon bilimsel,kaktüs radyasyon emermi,kaktüs radyasyon ilişkisi,kaktüs radyasyondan korurmu,kaktüs radyasyonu alırmı,kaktüs radyasyonu çekermi,kaktüs radyasyonu emermi.

Kaktüs Bitkisi, Kaktüs Çeşitleri ve Kaktüs Bakımı
Kaktüs, etli gövdesi ve diken biçimindeki yaprakları olan bir bitkidir. Genellikle kurak bölgelerde bulunur. Ayrıca tropik yerlerde de kaktüs familyasından bitki çeşitlerine sıkça rastlanır. Kaktüsler çok yağış ve su istemeyen bitkilerdir. Genellikle çöllerde ve sıcak iklimlerde yetişirler. Kökleri çok uzun ve kalındır. Bu özellikleri ve yapraklarının diken şeklinde olması, onları diğer bitkilerden ayırır. Kaktüslerin eni ve boyu iyi beslendiği takdirde oldukça uzun ve kalındır. Bazı kaktüslerin dikenleri zehirli olabileceği gibi, her şekilde deriye battığında ince dikenleri yüzünden çok can acıtırlar ve çıkarılmaları zordur.
Kaktüsler bol güneşe ihtihaç duyar. Tropik bir bitki değildir, İstanbul’da açık havada yetiştirilmesi kolaydır. Kışın dondan zarar görmez, tam tersine kışın üşümesi kaktüs için faydalıdır. Kış boyunca ne kadar soğukta kalırsa yazın çiçek açması o kadar kesinleşir. Ama şimdi bunu öğrenince devamlı evde beslediğiniz kaktüsünüzü kış ortasında dışarıya koymamalısınız. Bu durumda büyük bir ihtimalle ölecektir. Önce yazın dış ortama alıştırmalısınız.

Genel olarak kaktüslerin suya ihtiyaç duydukları dönem, aktif olarak büyümekte oldukları dönem, yani ilkbahar yaz dönemidir. Bu dönemde serbestce sulanabilirler, ama diğer mevsimlerde mutlaka dikkatli olunmalıdır. Kış döneminde ya hiç sulanmamalı, ya da çok az su verilmelidir.

Sulamanın yapılacağı en iyi vakit sabah erken saat ya da akşamüstüdür, böylelikle bitkiler gerek üzerlerine gelmiş olan suyu ve gerekse topraktaki suyu bünyelerine alacak zamanı bulurlar. Parlak güneşin olduğu bir anda sulamak, bitkileri yakabilir. Pek çok kaktüs kuru bir atmosferi tercih ederler, ancak epifitikler olarak adlandırılan tropik kaktüsler sıcak ve rutubetli ortamları severler. İç mekanlarda bunu sağlayabilmek için, ısı 21-32 derece arasında olmalıdır.

Uygun olmayan ışık ve ısı koşulları kaktüslerde kalıcı hasara neden olabilir, ama susuzluk böyle bir sonuç doğurmayacaktır. Susuz kalmış bir kaktüs, sadece uykuya geçecektir. Su kaybı nedeniyle bir miktar buruşacaktır ama yeniden sulandığı zaman da çabucak eski sağlıklı haline geri dönecektir.
Aşırı soğuk ve rutubetli ortamlarda tutulan, ya da zayıf kökleri olan kaktüslerde çürüme olabilir. Hemen tüm kaktüsler, sağlıklı olabilmek için, büyüme dönemlerinde güneş görmek zorundadırlar. Kış döneminde nispeten az ışık seviyelerini tolere edebilirler Eğer kaktüslerinize evde bakıyorsanız, yapılacak en iyi şey, bitkileri cam kenarında tutmaktır. Işığın yetersiz olduğu koşullarda, suni ışık takviyesi yapabilirsiniz. Işık yetersizse, bitki sağlıksız bir biçimde uzamaya başlar. Gövde rengi solgunlaşır. Böyle bir durumda, yapılacak en iyi iş, etkilenmiş bölümleri kesmek, bitkiyi bol ışık alan bir yere taşımaktır. Kaktüs ve sukkulentlerin çoğu yazın büyürler ve kış döneminde uyku moduna geçerler..

Evde, bir pencere kenarında bakmakta olduğunuz dikensiz bir tür, bir iki sene içinde yavaş yavaş tozlanmaya başlar. Toz birikimi zaman içinde kaktüsün ışık alışını engeller, temizlenmelidir. Dikensiz türlerde bu işi bir fırça yardımıyla halledebilirsiniz, ama eğer dikenliyse, bu durumda bir saç kurutma makinesini 15 cm kadar uzaktan, (soğuğa ayarlı olarak) üfleterek tozu uzaklaştırabilirsiniz. Yaz döneminde hortumla yıkamak da düşünülebilir, ama bu işi sabah saatlerinde, güneş şiddetlenmemişken yapmak ve bitki kuruyana kadar gölgede tutmak gerekir. Aksi halde gövdede kalan su damlaları yanmaya neden olabilir. Yıkadığınız suyun kireçli olması halinde gövde üstünde beyaz lekeler oluşabilir.

Kaktüs Radyasyondan Korur mu?
”Kaktüsün bilgisayar gibi elektronik cihazlardan yayılan radyasyonu emerek zararlı etkilerini azalttığı” söylentisi, sadece kaktüs satan çiçekçilerin işine yarıyor.
Konya Çiçekçiler Odası Başkanı İsmail Dikici, yaptığı açıklamada, önceleri Konya’da kaktüsün çiçekçilerde fazlaca talep gören bir bitki olmadığını, genelde komşudan komşuya alışverişi yapılarak bazı evlerde yetiştirildiğini belirtti.
Vatandaşların, yaklaşık bir yıl önce kendilerine, kaktüs bulunup bulunmadığını sıklıkla sormaya başladıklarını anlatan Dikici, ortaya çıkan talep üzerine, iş yerinde daha önce sadece görsel zenginlik olarak bir kaç tane bulundurdukları kaktüslerden fazla sayıda getirtmeye başladıklarını söyledi.
Adana ve Yalova’daki bitki seralarından getirttikleri kaktüslerin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Dikici, şöyle konuştu: ”Kaktüsü de diğer gül ve çiçek çeşitleri gibi satmaya başladık. Kaktüse olan bu talep artışına önceleri bir anlam veremedik. Ancak gelen bazı müşterilerin, bilgisayar, televizyon gibi elektronik eşyaların yanına konulan kaktüsün, bu cihazlardan yayılan radyasyonu emerek olumsuz etkisini azalttığını öğrendikleri, kaktüsü bu nedenle satın almaya geldiklerini söylemeleri üzerine durumu anladık. Sonuçta, kaktüsün radyasyonu emdiği şeklindeki internette yer alan haberler nedeniyle son bir yıldır kaktüs satışlarımız arttı. Ancak, kaktüsün gerçekten radyasyon emici bir özelliği olup olmadığını da kesin olarak bilmiyoruz. Vatandaş bizden talep ediyor, biz de satıyoruz.”
Halen kendi iş yerinde ayda yaklaşık 30-40 kaktüs satıldığını ifade eden Dikici, kaktüslerin çeşidi ve büyüklüğüne göre 7.5 ile 10 TL’den alıcı bulduğunu belirtti.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mine Genç, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatandaşların net olmayan bilgilerle, ”sözde radyasyonu emdiği için” kaktüs satın almasının şaşırtıcı olduğunu söyledi.
Bu konuyla ilgili özel bir araştırma yapmadıklarını ifade eden Genç, ”Kaktüsün radyasyonu emmesiyle ilgili bugüne kadar bir bilgiyle karşılaşmadık. Zaten bizim işimiz, radyasyonun olumsuz etkilerini araştırmak değil, radyasyonu kullanarak hastaları tedavi etmek” dedi.
TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi’nde radyasyonun, iyonlaştırıcı olan ve olmayan olmak üzere ikiye ayrıldığı belirtilerek, ”Atomları iyonlaştıracak kadar yüksek enerjiye sahip olmayan radyasyon, hedef malzeme üzerinde bir miktar ısı artışına yol açar ve bilindiği kadarıyla, canlı organizmalar üzerinde olumsuz bir etkiye sahip değildir” deniliyor.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ise resmi internet sitesindeki ”sık sorulan sorular” bölümünde, ”Televizyon ekranları ve bilgisayar monitörleri radyasyon yayar mı?” şeklinde yöneltilen bir soruya şu yanıt veriliyor: ”Katot ışın tüplü televizyon ve bilgisayar monitörleri, x- ışını üretmekle birlikte normal çalışma koşullarında yüzeyinden 10 cm mesafedeki herhangi bir noktada doz hızı 1 µSv/h (0.1 mrem/h) değerini aşmayan x- ışını yaydıklarından dolayı, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliğinin 5. maddesinde belirtilen muafiyetler kapsamında olduğundan düzenlemeye tabi değildir.

Katot ışın, tüpsüz televizyon ve bilgisayar monitörleri iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı değildirler. Radyasyon Güvenliği Tüzüğü gereğince iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynakları kurumumuz faaliyet alanı kapsamında değildir.”

Radyasyonla ilgili Türkiye’de eğitim veren akademik kuruluşlarda görevli radyoloji uzmanları ise elektronik cihazların yanına konulan bitkilerin radyasyonu absorbe ettiği (katı veya sıvı bir maddenin bir gazı, ışığı içine alması, emmesi) ile ilgili bilimsel bir bilgiye sahip olmadıklarını, bu konuyla ilgili araştırma yapmanın da kendi görev alanlarına girmediğini söyledi.

Profesör Erkan Topuz’un Kaktüs Radyasyonu Emer mi Sorusuna Yanıtı

son yorumlar:

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply