Doğumdan sonra adet görmeden hamile kalınır mı

Doğumdan sonra adet görmeden hamile kalınır mı

Bazı hanımlar doğumdan sonra adet görmeye fırsat bulamadan hamile kaldıklarını iddia ediyorlar. Peki doğumun ardından regl olmadan gebe kalmak gerçekten mümkün müdür? Genelde halk arasında süt koruması denilen bir sürenin varolduğu ve bu süre zarfında hamile kalmanın bünye tarafından engellendiğine ilişkin bir inanış vardır. Yani emziren anneler doğumdan sonraki ilk 6-7 ay içerisinde adet kalamadıkları dönemlerde hamile kalmaz diye bilinir.

Emzirme döneminde hamile kalınır mı?

Emzirme döneminde hamile kalınır mı?
Eskiler, loğusalıkta cinsel ilişkiye girildiğinde sütün koruyacağını söylerlerdi. Hala da bu inanış devam ediyor. Gerçekten durum böyleyse hamile kalanlara ne demeli?
Emzirme döneminde hamile kalma hikayelerine ara sıra çevremizde rastlıyoruz aslında. Bazı çiftler kaderlerine razı olup tüm zorluklara rağmen bebeği dünyaya getirme kararı alıyor. Bazıları da, bu sorumluluğun altından yeterince kalkamayacağı düşüncesiyle hamileliği sonlandırıyor. Bu her iki kararı da burada yargılamayacağız elbette, ama avantaj ve dezavantajlanna değineceğiz. Ve tabii bu durumu yaşamamak için alınması gereken önlemlere de…

Konuyla ilgili sorularımızı Bahçeci Kadın Hastalıkları, Doğum, Teşhis ve Tedavi Merkezi’nden Dr. Bora Cengiz’e yönelttik. Aynı merkezin Psikoloğu Işıl Ertüzün, konunun psikolojik yönüne değindi. Üstelik anne görüşlerimiz de var. Şayet tüm önlemlere rağmen böyle bir durumda kalırsanız, karannız ne olursa olsun, arkasında durun ve pişmanlık duymayın deriz…

Emzirme döneminde hamile kalınabilir mi? Halk arasında söylenen “süt bebeği korur”, doğru bir inanış mı?

Emzirme sürecinde yumurtlama baskılanır ve hamile kalma ihtimali azalır. Emziren annelerde cinsel isteksizlik sıklıkla görülür. Bu süreçte vajinal kuruluk oluşup vajen elastikiyeti de azalır. Emzirme düzenli olarak yapılırsa ilk 6 ayda hamile kalma ihtimali yüzde 2′nin altındadır. Ancak düzenli emzirmeye rağmen doğum sonrası 6-8 haftada düzenli yumurtlama başlayabilir ve bu nedenle de regl görmeden (bilmeden!) hamile kalınabilir. Biz hastalarımıza emzirme sürecinde de kendilerine uygun olan modern bir korunma metodu ile hamilelikten korunmalarını öneriyoruz.

Emzirme döneminde hamile kalan bir kadın, bebeği doğurmaya karar verirse, beden olarak yeni bir hamileliğe hazır olabilir mi?

Yeni doğum yapmış olan bir kadın, sadece fiziksel problemler ile karşılaşmaz. Anne olmak ve bu yeni duruma alışmak için önemli bir süreye ihtiyacı vardır. Bebek sahibi olduğunuz anda hayattaki görev tanımınız da değişiyor. Birinci vazifeniz bebeğinizi korumak, emzirmek, gazını çıkartmak ve altını bezlemek oluyor.

Hayattaki ilk yılımızı bir uzaylının dünyada var olma savaşına benzetebiliriz. Alışmadığımız bir atmosfer (sudan çıktığımızı unutmayalım), anlamadığımız bir dil, bilmediğimiz bir zaman ve algılayamadığımız bir dünya. Bu güvensiz ortamın tuzu biberi de maalesef uzaylı olmamızın sonucu ortaya çıkan kolik ağrılar. İşte anneliğe geçiş böyle başlıyor. Düzensiz, uykusuz, zamansız bir yaşam ve karşılıksız ilgi bekleyen bir bebek. Ruhsal ve fiziksel yoğunluk ve yorgunluğun zirve yaptığı bir dönemden bahsediyoruz. Böyle bir dönemde beklediğiniz en son şey, tekrar hamile olduğunuzu duymaktır diye düşünüyorum.

Bu dönemde hamile kalmanın fizyolojik yönden dezavantajları neler olabilir?

Dengeli ve düzenli beslenen bir kadının sağlığında önemli değişiklikler beklemiyoruz. Ancak emziren kadınlarda rahim kasılmaları olabildiğinden hamilelik süreci daha ağrılı olabiliyor. Göğüslerdeki ve göğüs uçlarındaki hassasiyet daha bariz oluyor. Kendilerini daha yorgun hissedebiliyorlar.

Emzirme döneminde hamile kalmamak için anne doğum sonrası nasıl bir yol izlemelidir?

Kliniğimde hastalarımı loğusalık döneminin sonunda mutlaka görüyor ve muayene ediyorum. Muayene sonunda tekrar hamilelik isteyip istemediklerini soruyorum. O yorgunluk ve yoğunluk içinde sıklıkla “istemediklerini” belirtiyorlar. O zaman korunma yöntemlerini tartışıyorum. İlk önerdiğim yöntem, hamile kalmadan önce kullanılan başarılı bir yöntem varsa o oluyor. Emzirme döneminde regl görülmediği sürece 3 aylık iğneler de sağlıklı bir alternatif. Hamile kalmadan önce yoğun periyotları olan hastalarımda ise progesteron içeren “ilaçlı” spiralleri öneriyorum. Şimdi her şeyi kadından beklemek olmaz, tabii öncelikle erkeğin korunması hem kadın açısından sağlıklı hem de önerilen diğer metotlar gibi yan etkisi yok, yani prezervatif (kondom) ile korunma birinci seçenek olmalı diye düşünüyorum.

Emzirme döneminde hamile kalmak anne sütünü olumsuz etkiler mi? 1 yaşını bile doldurmamış bir bebeğin gelişimi açısından olumsuz yanları var mıdır?

Halk arasında yanlış bir inanış var, emzirme sırasında tekrar hamile kalınırsa sütün besleyiciliğinin azaldığından bahsedilir. Hatta annenin veya bebeğin zehirlenebileceği bile söylenir. Oysa emzirme sırasında hamile kalıp doğum sonrası her iki bebeğini de emzirmeye devam eden anneler var. Bebekleri de mutlu ki annelerinin sütünü reddetmiyorlar. Ancak özellikle 3 – 6 ay arasında sütün miktarı azalabileceği ve sütün kompozisyonu değişebileceğinden bebek emmek istemeyebilir. Bu dönemde ek gıdalara geçilip, bebek sütten kesilebilir.

Emzirme döneminde hamile kalan bir kadın hangi olumlu veya olumsuz koşullarda hamileliliğini devam ettirmeyi veya sonlandırmayı seçmelidir?

Emzirme, bir hamileliğin sonlandırılması için yeterli bir sebep değildir. Özellikle kliniğimizde infertilite tedavisi sonucunda hamile kalan hastalan daha ağırlıkla görüyorum. Uzun yıllar ve çabalar sonucunda tedavi ile zorlukla elde edilen bir hamilelikten hemen sonra böyle bir öyküye rağmen spontan (kendi kendine) hamilelikler olabiliyor. Bu durumda bu tür hamilelikleri bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Ben de çiftlerin kararlarını yargılamadan yardımcı olmaya çalışıyorum. Hurafelerin hamileliğin sonlandırılmasına yol açmasına izin vermiyorum.

Bu dönemde hamile kalan bir kadının eşinin bebeği istememe ihtimali olursa, kadın nasıl bir yol seçmelidir?

Bu, beni çok üzen bir soru oldu. Tabii ki çiftler çocuk sahibi olmaya birlikte karar verip ona göre tamam ya da devam demeli. Ancak hamileliğin ve anneliğin yükünü, hem de tüm yükünü, komplikasyonları ile göze alan bir kadının vereceği kararın önünde hiçbir erkeğin durabileceğine inanmıyorum. Anne ne karar verirse versin biz erkeklere bu karara saygı duymak düşer. Benim düşüncem bu,

Yine üzüleceğiniz bir soru gibi gelebilir size belki, ama emzirme döneminde hamile kalmanın çiftlerin ve bebeğin psikolojisine etkileri neler olabilir?

18 yaşını aşmış her birey kendi kendine en azından kanunlar karşısında yeterli görülüyor. Erkekleri özürlü göstermeyi bırakmak lazım. Kimse kimsenin bakımına muhtaç değil. Yani bu noktada doğum sonrasında kadın ilgisini çocuğuna yöneltildiği için erkek kendini yalnız hissedip boşluğa düşüyormuş gibi şeyler söylenir. Peki kadın ne yapsın? Kendine, bakımına, güzelliğine erkekten daha çok vakit ayıran kadın, çocuk doğurduktan sonra tüm bunlarla birlikte bebeğinin de bakımını üstleniyor. Daha derin bir bunalıma düşebiliyor. Daha çok ilgi, destek ve sevgi istiyor. Bunun karşılığında erkek ne yapıyor, evden kaçıp yeni heyecanlar peşine düşüyor. Yani yine kadından ne istiyoruz? İstediği bir hamileliği sırf kocası ile ilişkisi bozulmasın diye sonlandırsın mı? Bence böyle bir durumda kocadan çok bebeğin ihtiyaçları düşünülerek karar verilmeli.

Konuyla ilgili eklemek istediğiniz başka önemli bilgiler var mı?

Herkes bakabileceği kadar çocuk yapabilme hakkına sahiptir. İstenmeyen hamileliklerden korunmanın farklı ve size uygun olan bir yöntemi mutlaka vardır. Tüm kadınlarımıza, anne adaylarına, annelere sağlıklı, huzurlu, mutlu ve hak ettikleri gibi güzel günler diliyorum.
Kaynak: Bebeğim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kategoriler

Arşivler