Hamilelikte bol su içmek faydalımı-Gebelikte su içmenin yararları ve faydaları

Hamilelikte bol su içmek faydalımı-Gebelikte su içmenin yararları ve faydaları

Hamilelikte su içmek gerçekten hem anne adayı hem de bebeğin sağlıklı bir hamilelik ve gelişim süreci geçirebilmesi için oldukça büyük bir öneme sahiptir. Hamile olan bir çok hanımın da merak ettiği, hamilelikte ne kadar su içilmeli sorusuna yanıt bulacağınız bu yazıda suyun faydaları hakkında da önemli şeyler söyleyeceğiz.

Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için dikkat etmeniz gerekenlerden biri de bol bol Su içmek. İşte uzmanların bu konudaki tavsiyesi:
- Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz.
- Su içmek için susamayı beklemeyin.
- Her öğünde mutlaka bir bardak su için.
- Sabah kalktıktan sonra öğle yemeğine kadar en az 2 bardak su için, aynı şekilde öğle ve akşam üzeri arasında da iki bardak su içmeye çalışın.
- Yatmadan önce mutlaka bir bardak su içme alışkanlığı edinin.
- Asitli içecekler yerine su içmeyi deneyin Gazete okurken ya da Televizyon seyrederken su için.
- Suyun tadından hoşlanmıyorsanız, içine bir-iki damla Limon ya da portakal Suyu ekleyebilirsiniz.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, vücudun yüzde 55-75′inin, beynin ise yüzde 95′inin sudan oluştuğunu belirterek, “Yeterli miktarda su içmek sesi güzelleştirir” dedi.

Prof. Dr. Yorulmaz, vücuttaki suyun yüzde 2′sinin kaybedilmesinin yorgunluk, halsizlik, hafızanın zayıflaması, matematik zekasında azalma, konsantrasyon güçlüğüne yol açtığını söyledi.

Okunan yazıya konsantre olunamıyor ve anlamakta sıkıntı çekiliyorsa su içilmesinin faydalı olacağını ifade eden Yorulmaz, ABD’de halkın dörtte üçünün vücutlarındaki su miktarı olması gerekenden daha az bulunduğunu belirtti.

Yorulmaz, su içmenin faydalarını şöyle anlattı:”Araştırmalara göre, yeterli miktarda su içmek daha fazla kalori harcanmasını sağlar. Aç karnına içildiğinde vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını kolaylaştırır, cildin nemini ve gerginliğini artırarak kırışıklıkları önler, yumuşaklık ve parlaklık verir, selüloitten korur.

Aynı zamanda sesi güzelleştirir, böbreklerin çalışmasını düzene sokar,idrar yollarını kum ve taş oluşumundan korur, sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler, balgamın yumuşayıp atılmasına yardımcı olur, ağız kuruluğunu ve ağız kokusunu önler, eklem hareketlerini kolaylaştırır,kilo vermeyi sağlar.

MEME KANSERİNDEN SUYLA KORUNUN

Prof. Dr. Yorulmaz, emziren annelerin yeterli su içmesi durumunda süt miktarının artacağını belirterek, her gün yeterli miktarda su içmenin kalın barsak, idrar kesesi ve meme kanserinden koruyucu olduğunu, ayrıca insan sağlığı için çok önemli olan iyot, kalsiyum, sodyum gibi pek çok mineralin de suyla alındığını bildirdi.

Her gün idrarla 1,5 litre ve diğer yollarla 1 litre olmak üzere 2,5litre su kaybedildiğini ifade eden Yorulmaz, yazın ise terle su kaybının daha fazla olduğunu söyledi.

İnsanların sağlığını koruması için kaybedilen suyun tekrar alınması gerektiğini belirten Yorulmaz, “Besinlerle günlük su ihtiyacımızın ancak beşte birini karşılamaktayız. Kalan beşte dördünü yani 2 litresini su ve diğer içeceklerle karşılamamız gerekiyor. Günde ne kadar su içmeniz gerektiği, vücudun büyüklüğü, yaptığımız işin ağırlığı ve iklime bağlı olmakla birlikte, erişkin bir insan yaz mevsiminde her gün en az 2 litre (10 su bardağı) su içmelidir” dedi.

Vücudun ihtiyaç duyduğundan daha az su alındığında sağlık sorunlarının ortaya çıktığını dile getiren Yorulmaz, vücudun suyu normalden yalnızca yüzde 1 az olduğunda aşırı susama ve ağız kuruluğu, normalin yüzde 5 altında olduğunda ateşin hafif yükselmesi, ciddi ağız kuruluğu, halsizlik, yapılan işe konsantre olamama, normalden yüzde 10 su eksiği olduğunda ise ciddi halsizlik, bitkinlik, ayakta durmakta güçlük çekme ve gözlerde çökmenin ortaya çıktığını bildirdi.

SU AZLIĞI BEBEKLERDE ÖLÜMLERE YOL AÇABİLİR

Prof. Dr. Yorulmaz, su azlığının bebeklerde ölümlere yol açabildiğini belirterek, suyun vücudun su ihtiyacını gidermede en önemli besin olduğunu söyledi.

Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler ile alkollü içeceklerin sağladıklarından daha çok su kaybına yol açtığını ifade eden Yorulmaz, bu nedenle susuzluğu gidermek için sadece temiz suyun tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Su temiz değilse sağlığı korumanın mümkün olmadığını belirten Yorulmaz, şunları kaydetti: ”Neredeyse ülkemizin hiçbir yerinde temiz olmadığı düşüncesiyle musluklardan akan suyu içmiyor, içmek için dışarıdan ayrı su alıyoruz.

Gerçekten de bazen suyun içindeki kirlilikler gözle görülebiliyor. Ancak musluklardan akan suyla dişlerimizi fırçalayarak, banyo yaparak, besinlerimizi ve besin hazırladığımız kapları yıkayarak şebeke suyu içindeki tüm kirlilikleri almaya devam ediyoruz. Sudan sağlığımıza gelecek zararlardan korunmak için aynı içtiğimiz su gibi, özellikle dişlerimizi temiz olduğundan emin olduğumuz suyla fırçalamaya özen göstermeliyiz

son yorumlar:

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply